Amazonum dikkat ettim de hep kedigiller içinde dolanıp duruyoruz...
Aklıma geldi de başka konulara da değinsek diyorum ne dersin ;)
Mesela benim bugün gittiğim yer. Sana oradan bahsetmek istiyorum. Önce ilk defa oraya gittiğim gün:
Bundan 6 sene önceydi yanılmıyorsam ilk gidişim... Moskova'da yaşayınca insan belli rahatlıklara alışıyor tabi. Bunların başında da giyim kuşam rahatlığı. Mini etek, şort hiç sorun değil tabi burada. Öyle sokak magandaları yok ki laf atsın, sözlü ya da dokunarak tacizde bulunsun. Tabi ben buna güvenerek giyiyorum şortları etekleri banamısın demiyorum. O gün de giymişim mini eteği, bir de yaz, sıcak... Askılı bluz üzerimde. İyi ki yalnız değildim yanımda arkadaşım vardı. Tabi gittiğim yerin Afgan ve Hintlilerle dolu olduğunu düşünmüyorum o an için. Oraya öyle bir kıyafetle ilk ve son gidişimdi inan ki...
Ama ilk gittiğim günden beri ben oranın bir fanatiğiyim. Neden mi? Çünkü bilirsin ki amazonum ben yarı değerli taşlara deli oluyorum. Elimde değil bayılıyorum onlara, tabi boncuk tutkumdan bahsetmiyorum bile. Yok canım niye bahsetmiyorum ki? Ben değil miyim 12-13 yaşlarında rüyasında hazine sandığı bulan, sandığın içinden milyonlarca boncuk çıkan... Ne güzel rüyalardı onlar... Ama biliyor musun? tabi ki biliyorsun ben de ne diyorum
o rüyalarım gerçek oldu. Evde sayamayacağım kadar taşım boncuğum oldu ama yine de doymuyor bu doyumsuz gönül ne diyebilirim ki...
Fakat çok şaşıracaksın ki bugün almadım hiç :) Bir tane çakmak aldım, masa çakmağı elektro gitar şeklinde... Şimdi diyeceksin sizde sigara içilmez ne alaka? İşte şeklini çok sevdim ve dedim ki hiç değilse biblo gibi durur bir köşede
bir de inci aldım hediye yapacağım öğretmenime :)
İşte böyle amazonum hatırlat da bir dahaki geldiğinde gidelim oraya birlikte...


0 yorum yazılmıştır